THE UN CONVENTION ON THE RIGHTS OF THE CHILD, AND THE RESERVATIONS BY ISLAMIC STATES
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
The United Nations Convention on the Rights of the Child (CRC) is the most widely ratified international human rights instrument that contains civil, political, economic, social and cultural rights for all children around the world. Despite being the most widely ratified convention, the provisions of the convention were also reserved by states, particularly Islamic states. Many researches stated that Islam was the first to recognise basic human rights. In addition, children have a special place in the Islamic legal system and there are many verses of the Qur’an and traditions of Muhammad, the Prophet of Islam, that remind parents and society about their liability to children. Nevertheless, many Islamic states have reservations to the Convention under the pretext of not contradicting Islamic law, particularly Article 14 Freedom of Thought, Conscience, and Religion, and Article 21, Adoption in the Convention. Furthermore, ‘apostasy’ is considered a criminal offence by some of those countries and do not distinguish between children and adults. In this research essay, the importance of the child has stated in Islamic law, and each Islamic state’s reservations to the CRC has evaluated in the context of international human rights law.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, dünyadaki tüm çocuklar için sivil, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar içeren en geniş çapta onaylanmış uluslararası insan hakları belgesidir. Bu sözleşme devletlerce en yaygın olarak onaylanan sözleşme olmasına rağmen, hükümlerine, bazı devletlerce, özellikle de İslam devletleri tarafından çekinceler konulmuştur. Birçok araştırmacı, İslam dininin temel insan haklarını tanımlayan öncülerden olduğunu belirtmiştir. Buna ek olarak, çocuklar, İslam hukuk sisteminde özel bir yere sahiptirler. Kuran ayetlerinde ve İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in geleneklerinde, ailelerin ve toplumun, çocuklara karşı yükümlülüklerini hatırlatan birçok bilgi mevcuttur. Bununla birlikte, birçok İslam devleti, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin özellikle 14. maddesinde belirtilen Fikir, Vicdan ve Din Hürriyeti ve 21. maddesinde belirtilen evlat edinme hükümlerinin İslam hukuku ile çelişmesi gerekçesiyle Sözleşmeye çekinceler koymuştur. Dahası, İslam dinini inkar etme, bu ülkelerden bazıları tarafından ceza gerektiren bir suç olarak kabul edilmektedir ve bu suçu işlemiş sayılabilmek için buluğ çağına ermek yeterlidir. Bu araştırmada, çocuğun İslam hukukundaki önemi belirtilmiş ve İslam hukukunu uygulayan devletlerin, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne koyduğu çekinceler, uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde değerlendirilmiştir.










