Gebelikte aile içi şiddetin kortizol hormon salınımı ve yenidoğana etkisi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Kadın sağlığını olumsuz olarak etkileyen aile içi şiddet olgusu, gebelik döneminde de devam edebilmektedir. Ülkemizde yapılan birçok çalışmada gebelerin şiddet açısından gebelik süreci boyunca sadece bir kez değerlendirildiği, özellikle tüm gebelik sürecini kapsayacak şekilde yapılan, perinatal sonuçları ve doğum sonrası süreci de değerlendiren çalışma sayısının az olduğu görülmektedir. Bu çalışmada, gebelikte aile içi şiddetin kortizol hormon salınımına, erken doğuma, düşük doğum ağırlığına ve emzirme durumuna olan etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep Halide Alevli Aile Sağlığı Merkezi’nde takipli yaklaşık 412 gebe oluşturmuştur. Ancak kayıpların olabileceği tahmin edilerek 255 gebeye ulaşılmıştır. Veri toplama araçları araştırmacı tarafından geliştirilen soru formu, KYAİŞBÖ (Kadına Yönelik Aile İçi Şiddeti Belirleme Ölçeği) ve Emzirme Öz-Yeterlilik Ölçeği’nden oluşmaktadır. Çalışmamızda gebelere üç izlem yapılmıştır. Her izlemde ve yenidoğandan da kortizol hormon düzeyi için tükürük örneği alınmıştır. Birinci izlemde 2.trimesterdeki gebelere (14–26.hafta) soru formu, KYAİŞBÖ ve Emzirme Öz-Yeterlilik Ölçeği uygulanmıştır. İkinci izlemde 3.trimesterdeki gebelere (27–41.hafta) ve üçüncü izlemde lohusa annelere Emzirme Öz-Yeterlilik Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmaya katılan gebelerin %9.8’inin eşi tarafından şiddete maruz kaldığı belirlenmiştir. KYAİŞBÖ faktörlerinin ilki olan ‘Kadının vücut bütünlüğüne zarar verici düzeyde fiziksel şiddet’in ortalama puanının diğer faktörlere göre en yüksek oranda olduğu bulunmuştur. Gebeliğinde aile içi şiddete maruz kalanların kalmayanlara göre, üçüncü izlemindeki Emzirme Öz-Yeterlilik Ölçeği puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Gebeliğinde aile içi şiddete maruz kalma durumuyla bebeklerin doğum haftası arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Gebeliğinde aile içi şiddete maruz kalanların kalmayanlara göre bebeklerinin kortizol hormon düzeyi sonuç ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Ülkemizde kadına yönelik aile içi şiddeti önlemeyi hedefleyen hizmetlerin sürekliliğinin sağlanması, hizmetlerdeki aksaklıkların nedenlerinin belirlenmesi ve etki analizlerinin yapılması gerekmektedir.










