İslam Devrimi sonrası İran nükleer programı: Türkiye için riskler ve fırsatlar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
1979'da İran'da gerçekleşen İslam Devrimi'nden sonra ABD ile İran arasındaki iyi ilişkiler, devrimden sonra bozulmuştur. İlişkilerin bozulmasıyla günümüze kadar devam eden ve halen çözülemeyen sorun; İran'ın barışçıl nükleer teknolojiye sahip olma hakkının olduğu iddia ederek buna sahip olma arzusu, ABD'nin ise çıkarları için bölgede nükleer güç ve bununla beraber balistik füze teknolojisine sahip bir bölgesel aktörü istememesi gibi hususlar, nükleer sorunun başlıca temelini oluşturmuştur. ABD baskılarına karşı İran'ın direnmesi bölgesel ve küresel alanda sorun olmaya devam etmiştir. Bu bağlamda İran'ın ABD'nin öncülüğünde, bölgesel ve küresel güçlerin yaptırımına rağmen nükleer programını devam ettirme politikası, ABD'nin buna karşı yaptırımlarla İran'ı bu politikasından vazgeçirme mücadelesi devam etmektedir. İran'ın askerî, ekonomik ve siyasi olarak bölgede ve dünyada hareket kabiliyetini kısıtlamak için yaptırımları sertleştirmesi sınırdaşı olan Türkiye'yi etkilemiştir. Bölgede iki gücün karşı karşıya gelmesi Türkiye'ye konjonktürel menfi etkileri yanında bölgesel ve küresel fırsatlarının da olabileceğini ortaya koymayı hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: İran, ABD, Bölgesel Güç, Türkiye, Yaptırımlar.










