İdyopatik parmak ucunda yürüyen çocuklarda, aile temelli egzersiz programının etkinliğinin araştırılması
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
İdyopatik parmak ucunda yürüme, sağlıklı çocuklarda bilinmeyen bir sebepten dolayı topuk yerine parmak ucunda yürüme alışkanlığının devam etmesidir. İdyopatik parmak ucunda yürüme, sıkça görülen bir yürüme bozukluğudur ve genellikle 3 yaşından itibaren tanı konulur. Bu çalışmanın amacı, idyopatik parmak ucunda yürüyen çocuklarda aile temelli bir egzersiz programının; yürüyüş parametreleri (topuğa basma sayısı ve adım sayısı), ayak bileği eklem pozisyon hissi ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini değerlendirmekti. Çalışmaya idyopatik parmak ucunda yürüyen 12 ve normal gelişim gösteren 12 olmak üzere 24 çocuk katıldı. Katılımcılar, programın başında ve sonunda görsel yürüme analizi, ayak bileği eklem pozisyon hissi testi ve yaşam kalitesi anketi ile değerlendirildi. Çocukların yürüyüşünü düzeltmek ve yaşam kalitesini geliştirmek için çeşitli egzersizlerden oluşan bir program uygulandı. Aile temelli egzersiz programı sonunda, idyopatik parmak ucunda yürüyen çocukların topuk teması arttı, ayak bileği eklem pozisyon hissinde gelişmeler kaydedildi, yaşam kalitesinde iyileşmeler oldu. Çalışma sonunda idyopatik parmak ucunda yürüyen çocukların değerlendirme parametrelerinde sağlıklı akranlarına yaklaştığı görüldü. Çalışmamız sonucunda, idyopatik parmak ucunda yürüyen çocuklarda aile temelli egzersiz programının, topuğa basma sayısında, ayak bileği dorsifleksiyon açısında, yaşam kalitesi alt parametrelerinde, iki nokta ayrımı ve sol ayak eklem pozisyon hissinde istatistiksel olarak anlamlı fark oluşturduğu görüldü (p<0.05). Aile temelli egzersiz programı, idyopatik parmak ucunda yürüyen çocuklar için etkili bir tedavi yöntemi olarak görülmektedir. Bu program, çocukların normal yürüyüş kalıbına dönmelerine yardımcı olarak motor becerilerini geliştirmekte ve yaşam kalitelerini arttırmaktadır. Bu bulgular, idyopatik parmak ucunda yürüyen çocuklar için geliştirilecek tedavi protokollerinde aile temelli yaklaşımların önemini vurgulamaktadır.
Idiopathic toe walking is the continuation of the habit of walking on the toe instead of the heel for an unknown reason in healthy children. Idiopathic toe walking is a common walking disorder of pediatric population and often diagnosed after the age of 3. The purpose of this study was to evaluate the effect of a family-based exercise program on the children with idiopathic toe walking in the aspects of the walking parameters (the number of heel stepping's and total steps), the sense of ankle joint position and the quality of life. 24 children in total, 12 are idiopathic toe walking and 12 that have shown normal growth, participated in the research. The participants were evaluated with the inspectual analysis of the walk, the ankle joint position sense test and the survey for the quality of life, both in the beginning of the program and in the end. A program made of various exercises aiming to improve the walking pattern and the quality of life was administered. After the family-based exercise program, the children with idiopathic toe walking have shown significant improvement of heel contact on the ground, the sense of ankle joint position and the quality of life. In the end of the research, it was seen that the children with idiopathic toe walking came closer to their healthy peers in the parameters of child growth. As a result of our research, we have determined that the family-based exercise program for the children with idiopathic toe walking managed to create a significant statistical difference in the number of heel stepping's, the angle of ankle dorsiflexion, the sub parameters of life quality, two-point discrimination test and the sense of position of left ankle joint (p<0.05). Family based exercise programs are pioneers as effective treatment methods for the children with idiopathic toe walking. These programs are improving the motor functions by helping the children to return to the normal walking pattern and increasing the quality of life. These findings are highlighting the importance of the family-based approaches to the treatment protocols to be developed.










