Yoğun bakım hastalarında prosedürel ağrının iki farklı ağrı değerlendirme ölçeğine göre incelenmesi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Yoğun Bakım Ünitesinde yatmakta olan hastaların iyilik halinin sağlanması, sürdürülmesi için yapılan invaziv ve/veya non-invaziv hemşirelik girişimleri ağrı oluşturabilecek prosedürler içerebilir. Standart ağrı ölçüsü hastanın kendi beyanı olmasına rağmen verbal iletişim yeteneği olmayan yoğun bakım hastaları yaşadıkları acıyı dile getirememektedir. İletişim kuramama hastanın ağrı çekmesini ortadan kaldırmadığı gibi deneyimlediği ağrıyı da göz ardı etmektedir. Bu problemi saptama konusunda yoğun bakım hemşireleri etkin davranışsal ağrı ölçeklerinin değerlendirilmesinde büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma, Gaziantep Şehir Hastanesi Kardiyovasküler Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesinde yatan mekanik ventilasyona bağlı yetişkin hastaların prosedürel ağrı düzeylerini fizyolojik parametreler ve iki farklı ağrı değerlendirme ölçeğine göre değerlendirmeyi amaçlandı. Şubat 2024-Mayıs 2024 tarihleri arasında yapılan bu tanımlayıcı-gözlemsel çalışmada, toplam 54 yoğun bakım hastasında, 5 hemşirelik uygulaması ile incelendi. Gönüllüleri bilgilendirme olur (rıza) formu, Hasta sosyo-demografik özellikleri ve tanımlayıcı bilgi formu, Hasta izlem formu, Davranışsal ağrı ölçeği, Yoğun bakım ağrı gözlem ölçeği kullanıldı. Araştırma verileri SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edildi. Sürekli değişkenlerin normallik dağılımı Kolmogorov-Smirnov testi ile değerlendirildi ve non-parametrik testler kullanıldı. Friedman ve Cochran's Q testleri ile hemşirelik girişimden 1 dakika önce, girişim sırasında ve girişimden 20 dakika sonra yapılan ölçümler arasındaki farklar analiz edildi. Çalışmaya katılan 54 hastanın yaş ortalaması 57,98 ±10,52 olup %68,5'i erkek, %72,2'sinin evli, %40,7'sinin ilköğretim mezunuydu. Ortalama yoğun bakımda kalış süresi 2,83±2,70 gün ve Glaskow koma skoru 9,78± 1,60 olarak tespit edildi. Subkutan ilaç uygulamasında kalp atış hızı, oksijen satürasyonu, pupillalarda genişleme, terleme, bulantı-kusma, ciltte solgunluk ve kızarıklıkta anlamlı fark bulunmazken (p>0,05), sistolik-diyastolik kan basıncı, solunum sayısında artış gözlendi (sırasıyla p=0,010; p=0,024; p=0,048). Aspirasyon işleminde tüm vital ve fizyolojik bulgularda (kalp atış hızı, sistolik-diyastolik kan basıncı, solunum sayısı, oksijen satürasyonu, pupillalarda genişleme, terleme, bulantı-kusma, ciltte solgunluk ve kızarık) anlamlı fark saptandı (p<0,001). Ameliyat pansumanı değişim, silme vücut banyosu, aktif-pasif egzersiz işleminde kalp atış hızı, sistolik-diyastolik kan basıncı, solunum sayısı, oksijen satürasyon, pupillalarda genişleme, terleme, ciltte solgunluk ve kızarıklıkta anlamlı fark saptandı (p<0,001). Subkutan ilaç uygulaması, aspirasyon, ameliyat pansuman değişimi, silme vücut banyosu, aktif-pasif egzersiz uygulamaları öncesi, sırası ve sonrasında yapılan ölçümlerde Davranışsal Ağrı Ölçek ve Yoğun Bakım Ağrı Gözlem Ölçeklerin ağrı puan ortalamaları benzer şekilde değişti (p<0,001). Her iki ölçekte de ağrı puan ortalaması, subkutan ilaç uygulamasında en düşükken, aspirasyon uygulamasında en yüksekti. Sonuç olarak hemşirelerin solunum yolu entübasyonu yapılmış sözel iletişim kurmada yetersiz olan hastalarda prosedürel ağrıların değerlendirilmesi ve yönetilmesinde, bu iki ölçeğin aynı uygulamalarda benzer sonuçlar verebildiğini söylemek mümkün olabilir.
In the Intensive Care Unit (ICU), the nursing interventions aimed at ensuring and maintaining the well-being of patients may include invasive and/or non-invasive procedures that can potentially cause pain. Although the standard measure of pain is the patient's own statement, ICU patients who lack verbal communication skills cannot express the pain they experience. The inability to communicate does not eliminate the patient's pain and often leads to neglect of the pain they endure. ICU nurses play a crucial role in addressing this problem by evaluating effective behavioral pain scales. This study aimed to evaluate the procedural pain levels of mechanically ventilated adult patients hospitalized in the Cardiovascular Surgery Intensive Care Unit at Gaziantep City Hospital, using physiological parameters and two different pain assessment scales. This descriptive-observational study was conducted between February 2024 and May 2024 and involved a total of 54 ICU patients undergoing 5 nursing interventions. The study utilized a Volunteer Information Consent (consent) form, Patient Socio-demographic Characteristics and Descriptive Information Form, Patient Follow-up Form, Behavioral Pain Scale, and Intensive Care Pain Observation Scale. Research data were analyzed using the SPSS 22.0 program. The normality distribution of continuous variables was assessed using the Kolmogorov-Smirnov test, and non-parametric tests were used. The differences between the measurements taken 1 minute before, during, and 20 minutes after the nursing intervention were analyzed using Friedman and Cochran's Q tests. The average age of the 54 patients participating in the study was 57,98 ±10,52, with 68,5% being male, 72,2% married, and 40,7% having completed primary education. The average length of stay in the ICU was 2,83±2,70 days, and the Glasgow Coma Scale score was 9,78±1,60. In the subcutaneous drug administration, no significant difference was found in heart rate, oxygen saturation, pupil dilation, sweating, nausea-vomiting, skin pallor, and redness (p>0,05), while an increase was observed in systolic-diastolic blood pressure and respiratory rate (p=0,010; p=0,024; p=0,048, respectively). A significant difference was detected in all vital and physiological findings (heart rate, systolic-diastolic blood pressure, respiratory rate, oxygen saturation, pupil dilation, sweating, nausea-vomiting, skin pallor, and redness) during the aspiration procedure (p<0,001). Significant differences were also found in heart rate, systolic-diastolic blood pressure, respiratory rate, oxygen saturation, pupil dilation, sweating, skin pallor, and redness during the surgical dressing change, sponge bath, and active-passive exercise procedures (p<0,001). The pain score averages of the Behavioral Pain Scale and Intensive Care Pain Observation Scale showed similar changes in measurements taken before, during, and after subcutaneous drug administration, aspiration, surgical dressing change, sponge bath, and active-passive exercise applications (p<0,001). In both scales, the average pain score was lowest during subcutaneous drug administration and highest during the aspiration procedure. In conclusion, it can be said that these two scales can provide similar results in evaluating and managing procedural pain in patients with inadequate verbal communication skills due to respiratory tract intubation.










