Yıllara Yaygın İnşaat/Taahhüt, Onarım İşlerinin Muhasebeleştirilmesi, Vergilendirilmesi İle Örnek Bir Uygulama
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Gelir Vergisi Kanunu’nun 1.maddesinde gelirin tanımı, gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır denilmektedir. Bundan da anlaşılıyor ki gelirin tespitinde takvim yılı esas alınmaktadır. Genel olarak gelir vergisinin belirlenmesinde kural bu olmasına rağmen bunun dışında başka özel durumlar da bulunmaktadır. Buna örnek yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri verilebilir. Yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri ile ilgili olarak işin bitim tarihinin birden fazla yıla yayılması, gelir ve giderlerin takvim yılı içerisinde tespit edilebilmesindeki zorluklar nedeniyle, Türk vergi mevzuatında, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 42 nci maddesinde; "Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir." hükmüne yer verilmiştir. Bir işin Gelir Vergisi Kanunu’nun 42 nci maddesi kapsamına girmesi için, faaliyet konusu işin, inşaat ve onarma işi olması, işin taahhüde bağlı olarak başkaları hesabına yapılması ve birden fazla takvim yılına sirayet etmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun "İnşaat ve onarma işlerinde işin bitimi" başlıklı 44 üncü maddesinde, inşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarihin; diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarihin bitim tarihi olarak kabul edileceği ve bitim tarihinden sonra bu işlerle ilgili olarak yapılan giderler ve her ne nam ile olursa olsun elde edilen hasılatın, bu giderlerin yapıldığı veya hasılatın elde edildiği yılın kâr veya zararının tespitinde dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında vergi kesintisi yapmak zorunda olanlarca kurumlara avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben yapılan ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Mevzuattaki bu düzenlemeler kazancın tespit edilmesindeki zorluğu ortadan kaldırmış ancak başka belirsizlik ve tartışmalara yol açmıştır. Bu çalışmanın amacı yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinin vergilendirilmesi sırasında karşılaşılan sorunların ortaya konulması ve çözüm yollarının ne derece yerinde olduğunu örneklerle desteklenerek sorgulanmasıdır. Bu amaçla, yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinin mevcut Tek Düzen Muhasebe Sistemi çerçevesinde muhasebeleştirilerek vergilendirilmesi örnek bir uygulama ile açıklanmaya çalışılmıştır.










