Türkiye-Afrika ekonomik ilişkilerinin Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması (AFCFTA) açısından analizi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Afrika Kıtası, dünyanın en verimli topraklarına ve en ılıman iklimine sahip olmasına rağmen, 500 yıl kadar süren sömürge dönemi nedeniyle hürriyetlerle en geç tanışan ve kendi medeniyetini inşa etme şerefine en geç erişebilen ülkelere ev sahipliği yapmaktadır. Bu ülkeler, bağımsızlığını kazanan her ülkenin yaptığı gibi, kendi aralarında, kıta seviyesinde, bölgesel ve ikili olmak üzere çeşitli anlaşmalar yapmış, teşkilatlar kurmuş ve iş birlikleri geliştirmişlerdir. Bu iş birliklerinden bazıları başarılı olmuş, bazıları bekleneni vermemiş, genel olarak bu girişimlerden bütün Afrikayı ayağa kaldıracak olan bir netice elde edilememiştir. 2018 yılında imzalanan bir anlaşmayla oluşturulan Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması (AfCFTA) ile Eritre hariç Kıtadaki her ülkenin birbirleri ile devamlılık arz eden ve Kıtanın kaderini etkileyecek olan ekonomik, sosyal ve politik birlikteliğin kurulması ve ilişkilerin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. 2060 vizyonunda önemli bir ekonomik büyüme ve gelişme kaydetmeyi amaçlayan AfCFTA, elbette Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında tarihi, coğrafi, ekonomik ve politik bakımdan bir köprü durumunda olan Türkiye için büyük bir öneme sahiptir. Zira Türkiye'nin zamanında bir kere kaçırdığı Avrupa Birliği treninin aksine Afrika Birliği henüz kalkmamış bir tren olup, biletinin alınabilmesi için yapılması gereken şey, devamlılık arz eden kazan-kazan politikaları ile kalıcı bir barış ve ticaret ortamının tesis edilmesidir. Bu noktada, AfCFTA kapsamında bir ülke olmasa da, Türkiye'nin AfCFTA ile sıkı ticari ilişkiler geliştirebilen önemli bir aktör olması beklenmektedir Bu çalışmanın amacı, hem Afrika-Türkiye ekonomik ilişkilerinin hem de Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması (AfCFTA) sonrasında Kıtanın çeşitli uluslararası aktörler yanında Türkiye ile olan ilişkilerinin nasıl şekilleneceğinin ve ne yönde seyredeceğinin incelenmesidir. Çalışma, AfCFTA öncesi ve sonrasında Türkiye-Afrika ekonomik ilişkilerini keşif türü bir araştırma yöntemiyle incelemektedir. Bu çerçevede, çalışma, toplanan online kaynaklarla yapılan analizler bir literatür taramasıyla da desteklenerek, zaman zaman da vaka analizleriyle tamamlanarak gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla, ulaşılan yüzlerce çalışma içinden uygun olanlar seçilerek tez çalışması kapsamında değerlendirilmiştir. Daha sonra Türkiye-Afrika ekonomik ilişkileri analiz edilmeye çalışılmış, AfCFTA'nın iki taraf arasındaki ekonomik ilişkilere olan etkisini görmek için, TradeMap veri tabanından elde edilen 2015-2020 dönemindeki toplam ihracat ve ithalat verileri, 2021-2022 dönemindeki toplam ihracat ve ithalat verileri ile karşılaştırılmış ve yorumlanmıştır. Türkiye'nin sürüncemede bırakılan Avrupa Birliği üyeliği beklentisinin aksine, Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması (AfCFTA) ile karşılıklı saygı, güven ve kazan-kazan ilkesine dayanan büyük potansiyele sahip bir ortaklık geleceğinin olup olmadığı değerlendirilmiştir. Gerçekleşmesiyle ilgili olarak taşıdığı riskler ve dezavantajlara rağmen, Türkiye'nin Afrika Kıtası ülkeleri nezdinde hala önemli bir aktör olduğunun ve olmaya devam edeceğinin altı çizilmelidir. Afrika Kıtası'nın bütün yönleriyle tanıtıldığı, günümüze kadar olan Afrika-Türkiye ilişkilerinin özetlendiği ve bütün bu beklenen gelişmeleri açıklamak üzere hazırlanan bu çalışma, hem AfCFTA'nın arka planı, geçmişteki diğer birliklerle ilgili olan gelişmeleri, hem de AfCFTA sonrasında Kıtanın çeşitli uluslararası aktörler yanında Türkiye ile olan ilişkilerinin nasıl şekilleneceğini incelemektedir. Bu çalışmanın literatüre olan mütevazı katkısı, AfCFTA'nın muhtemel etkilerinin TradeMap veri tabanından elde edilen gerçek verilerle yazılmış olan ilk tez çalışması olmasıdır.
Afrika Kıtası, dünyanın en verimli topraklarına ve en ılıman iklimine sahip olmasına rağmen, 500 yıl kadar süren sömürge dönemi nedeniyle hürriyetlerle en geç tanışan ve kendi medeniyetini inşa etme şerefine en geç erişebilen ülkelere ev sahipliği yapmaktadır. Bu ülkeler, bağımsızlığını kazanan her ülkenin yaptığı gibi, kendi aralarında, kıta seviyesinde, bölgesel ve ikili olmak üzere çeşitli anlaşmalar yapmış, teşkilatlar kurmuş ve iş birlikleri geliştirmişlerdir. Bu iş birliklerinden bazıları başarılı olmuş, bazıları bekleneni vermemiş, genel olarak bu girişimlerden bütün Afrikayı ayağa kaldıracak olan bir netice elde edilememiştir. 2018 yılında imzalanan bir anlaşmayla oluşturulan Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması (AfCFTA) ile Eritre hariç Kıtadaki her ülkenin birbirleri ile devamlılık arz eden ve Kıtanın kaderini etkileyecek olan ekonomik, sosyal ve politik birlikteliğin kurulması ve ilişkilerin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. 2060 vizyonunda önemli bir ekonomik büyüme ve gelişme kaydetmeyi amaçlayan AfCFTA, elbette Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında tarihi, coğrafi, ekonomik ve politik bakımdan bir köprü durumunda olan Türkiye için büyük bir öneme sahiptir. Zira Türkiye'nin zamanında bir kere kaçırdığı Avrupa Birliği treninin aksine Afrika Birliği henüz kalkmamış bir tren olup, biletinin alınabilmesi için yapılması gereken şey, devamlılık arz eden kazan-kazan politikaları ile kalıcı bir barış ve ticaret ortamının tesis edilmesidir. Bu noktada, AfCFTA kapsamında bir ülke olmasa da, Türkiye'nin AfCFTA ile sıkı ticari ilişkiler geliştirebilen önemli bir aktör olması beklenmektedir Bu çalışmanın amacı, hem Afrika-Türkiye ekonomik ilişkilerinin hem de Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması (AfCFTA) sonrasında Kıtanın çeşitli uluslararası aktörler yanında Türkiye ile olan ilişkilerinin nasıl şekilleneceğinin ve ne yönde seyredeceğinin incelenmesidir. Çalışma, AfCFTA öncesi ve sonrasında Türkiye-Afrika ekonomik ilişkilerini keşif türü bir araştırma yöntemiyle incelemektedir. Bu çerçevede, çalışma, toplanan online kaynaklarla yapılan analizler bir literatür taramasıyla da desteklenerek, zaman zaman da vaka analizleriyle tamamlanarak gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla, ulaşılan yüzlerce çalışma içinden uygun olanlar seçilerek tez çalışması kapsamında değerlendirilmiştir. Daha sonra Türkiye-Afrika ekonomik ilişkileri analiz edilmeye çalışılmış, AfCFTA'nın iki taraf arasındaki ekonomik ilişkilere olan etkisini görmek için, TradeMap veri tabanından elde edilen 2015-2020 dönemindeki toplam ihracat ve ithalat verileri, 2021-2022 dönemindeki toplam ihracat ve ithalat verileri ile karşılaştırılmış ve yorumlanmıştır. Türkiye'nin sürüncemede bırakılan Avrupa Birliği üyeliği beklentisinin aksine, Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması (AfCFTA) ile karşılıklı saygı, güven ve kazan-kazan ilkesine dayanan büyük potansiyele sahip bir ortaklık geleceğinin olup olmadığı değerlendirilmiştir. Gerçekleşmesiyle ilgili olarak taşıdığı riskler ve dezavantajlara rağmen, Türkiye'nin Afrika Kıtası ülkeleri nezdinde hala önemli bir aktör olduğunun ve olmaya devam edeceğinin altı çizilmelidir. Afrika Kıtası'nın bütün yönleriyle tanıtıldığı, günümüze kadar olan Afrika-Türkiye ilişkilerinin özetlendiği ve bütün bu beklenen gelişmeleri açıklamak üzere hazırlanan bu çalışma, hem AfCFTA'nın arka planı, geçmişteki diğer birliklerle ilgili olan gelişmeleri, hem de AfCFTA sonrasında Kıtanın çeşitli uluslararası aktörler yanında Türkiye ile olan ilişkilerinin nasıl şekilleneceğini incelemektedir. Bu çalışmanın literatüre olan mütevazı katkısı, AfCFTA'nın muhtemel etkilerinin TradeMap veri tabanından elde edilen gerçek verilerle yazılmış olan ilk tez çalışması olmasıdır.










